Covid-19’dan 20 kat daha ölümcül! Disease X (X Hastalığı) nedir?

Dünya liderleri, Çarşamba günü İsviçre’nin Davos kentinde düzenlenen Dünya Ekonomik Forumu’nun yıllık toplantısında, COVID-19’dan 20 kat daha ölümcül olan varsayımsal bir virüs olan Disease X’i tartışmak üzere bir araya geldi. X hastalığının şu anda var olduğu bilinmemekle birlikte, araştırmacılar, bilim insanları ve uzmanlar, böyle bir virüsle mücadele etmek için proaktif bir eylem planı hazırlamayı ve bir pandemi olarak ortaya çıkması durumunda sağlık sistemini hazırlamayı umuyorlar.

Dünya Sağlık Örgütü, 2022 yılında ortalığı kasıp kavurma potansiyeline sahip olduğuna ve daha fazla çalışılması gerektiğine inandıkları patojenlerin bir listesini oluşturmak amacıyla 25 virüs ailesini ve bakteriyi incelemek üzere 300 bilim insanını bir araya getiriyor. Bu listede, kuruluş tarafından ilk kez 2018 yılında tanımlanan Disease X (X Hastalığı) yer alıyor.

DSÖ Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, COVID-19’un ilk “X Hastalığı” olabildiğini söylüyor. Peki, şu anda Dünya liderlerinin de gündeminde olan Hastalık X olarak da adlandırılan Disease X nedir, nasıl bulaşır, öldürür mü? İşte X Hastalığı hakkında tüm merak edilenler:

X Hastalığı nedir ?

Disease X, Türkçede X Hastalığı anlamına geliyor. Disease X, bilim insanları ve Dünya Sağlık Örgütü tarafından gelecekte ortaya çıkıp ciddi bir uluslararası salgına veya pandemiye neden olabilecek bilinmeyen bir patojene verilen isim. Şubat 2018’de Hastalık X, DSÖ’nün araştırma ve geliştirmeye yatırım yapmanın uluslararası bir öncelik olması gereken hastalı planı listesine dahil edildi.

X Hastalığı nasıl bulaşır, öldürür mü ?

Johns Hopkins Sağlık Güvenliği Merkezi’nde kıdemli akademisyen olan Amesh Adalja, X Hastalığının bir solunum yolu virüsü olabileceğini söylüyor. Bulaşık hastalık uzmanına göre virüs hali hazırda hayvanlar arasında dolaşımda olabilir ancak henüz insanlara geçmedi. Covid-19 salgınındaki gibi yarasalarda da olabilir, kuşlarda ya da domuz gibi başka hayvan türlerinde de olabilir.

Dünyanın her yerinde her zaman yeni hastalıklar ortaya çıkıyor ve sıklıkla yarasa gibi hayvanlardan insanlara geçiş yapıyor. Bilim insanları, bir sonraki X Hastalığının, insanlarda hastalığa neden olma özelliklerini halihazırda göstermiş olan yaklaşık 25 virüs ailesinden birinden ortaya çıkacak yeni bir virüsten kaynaklanma ihtimalinin yüksek olduğuna inanıyor.

X Hastalığı şu anda varsayımsal; Türkiye’de ve dünya genelinde görülen hiçbir vaka yok ancak insan sağlığına yönelik çok gerçek ve giderek büyüyen bir tehdit olarak tanımlanıyor ve dünyanın iyi hazırlanması gereken bir tehdit olarak görülüyor. Ortaya çıkan en son X Hastalığı, COVID-19’a neden olan SARS-CoV-2 virüsüydü. Kendimizi buna karşı savunmak için yeterince hazırlıklı olmadığımız için, COVID-19 hızla yayıldı ve dünya çapında milyonlarca kişinin ölümüne neden olan ölümcül bir salgına neden oldu. Güvenli ve etkili aşılar, Kovid-19’un ölüm ve hastalık oranlarını önemli ölçüde azalttı ve kullanıma sunuldukları ilk yılda tahmini 20 milyon hayat kurtardı.

Bir sonraki X Hastalığının nerede ve ne zaman ortaya çıkacağı tam bir bilinmezlik. Ancak kesin olan şey; gelecekte X Hastalığı ortaya çıkacak ve bir noktada hayvanlardan insanlara bulaşacak ve salgın olarak yayılmaya başlayacak. Yakın tarih bize, insanlarda ciddi hastalıklara ve ölüme neden olabilen patojen salgınlarının giderek sıklaştığını gösteriyor. Yalnızca 21. yüzyılda SARS-CoV-1, MERS, Zika ve diğer birçok yeni ve yeniden ortaya çıkan viral salgılanlar yaşandı.

X Hastalığı DSÖ çalışmaları ?

Bir sonraki pandemi tehdidinin yeni bir X Hastalığı olarak ortaya çıkması muhtemel olsa da, halihazırda bilinen patojenlerin mutasyona uğraması ve/veya yeniden ortaya çıkması ve ardından Chikungunya virüsünde olduğu gibi uluslararası salgılanlara veya pandemilere yayılması riski de mevcut. Hazırlıksız olunması durumunda Covid-19 salgınında yaşananlardan daha ağır sonuçlar doğurması kuvvetle muhtemel. Bu nedenle Dünyanın dört bir yanından uzmanlar, en kötü senaryoya hazırlanmak için sağlam ve etkili bir plan üzerinde çalışıyor. Ghebreyesus, erken uyarı sisteminin ve Kovid-19 salgını sırasında aşırı yüklenen ve çok sayıda ölüme yol açan sağlık altyapısına yönelik bir planlanmanın gelecekteki bir senaryoya yardımcı olabileceğini söylüyor.

Ghebreyesus, yakın zamanda DSÖ’nün diğer küresel kuruluşlarla birlikte bir sonraki büyük pandemiye veya salgına hazırlık için halihazırda girişimlerde bulunduğunu söyledi. Bu çabalar arasında ülkelere kaynak konusunda yardımcı olacak pandemi fonu, düşük gelirli ülkeler için aşı eşitliğini sağlayacak mRNA aşı teknolojisi transfer merkezi ve ülkeler arasında işbirlikçi sürveyansı geliştirmek için pandemi ve salgın istihbarat merkezi yer alıyor.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir